909
Yer Tarih-Belgesel       0 kişi beğendi
0 kişi beğenmedi
Etiketler #bakırcılık   #kahramanmaraş   #süsleme  
Açıklama Düz levha şeklinde elde bulunan bakırın çekiçle çukurlaştırılıp, sopayla dövüldükten sonra, şimşir ağacından yapılan örste kenarlarını kaldırmak suretiyle şekle sokulup kazan, tepsi, güğüm, bakraç, tas vb. haline getirilmesi işine bakırcılık denir. Bakırın yumuşak olması, onun çekiçle dövülerek sertleştirildikten sonra süslenmesi için de olanak sağlar. Bu işlemler yapıldıktan sonra bakır kalaylanır. Kalay yapıldıktan sonra süsleri ortadan kalkmaz. Kalay olmazsa bakır kabın içerisine konan yemek ya da içecekler zehir haline gelir. Bakırcılık özellikle Karadeniz’de yaygındır. Hatta denilebilir ki bakırcılık Rize’nin Salarha yöresinde ilk kez yapılmaya başlanmıştır. Bakırcılık, bakırın yumuşak olması nedeniyle ince bir işçilik gerektirmektedir. Bakırı kullanılır, ya da bir süs eşyası haline getirene kadar ustanın uyguladığı birçok işlem vardır. Bakırcı ustası, yapacağı eşyanın, örneğin kazanın önce taslağını çıkarır. Ardından tokmakla gövdeyi şekillendirir. Bakır levhayı tavladıktan, başka bir deyimle, ısıttıktan sonra ay şeklindeki bir örsü, yer örsü ya da yer demiri üzerinde tahta tokmakla çukurlaştırır. Bu işlemden yani bakıra gerekli şekli verdikten sonra dip tarafın perdahlanmasına geçer. Bunun içinde örsle dip tarafı çukurlaştırır, gövde demiriyle gövde dibini, kazan örsünde şekillendirir. Gövdeyi, yer örsüyle gövde dibi birbiriyle uyumlu olacak şekle sokar. Bunun için tırnak makasıyla kenarları keser, bir parçayı içeriye ya da dışarıya doğru büker; bu işlemlerden sonra iş kaynağa gelmektedir. Bakırın kaynak işi için de bir takım işlemlerden geçirilen hazırlanmış kazan gövdesi, kaynak bittikten sonra çekiçle dövülerek süsleme işlemleri yapılır. Bakırı çekiçle vurarak süslemek, hem daha güzel, daha gösterişli hale getirmek hem de sertleştirmek için yapılır. Bu şekilde bakırın ezilme olasılığı en aza indirgenmiş olur. Bakırcı ustası süsleme işini yaparken de birtakım şeylere dikkat etmek zorundadır. Süsleme çekiç vurarak yapıldığı için, çekiç aynı derecede, aynı güç ölçüsünde vurulmalı ve vuruş esnasında çok dikkatli olunmalıdır. Özellikle kenar vuruşlarında yapılacak yanlışlar bir daha düzeltilemez. Süsleme özgün özellikler taşıyabileceği gibi, taklit edilerek de yapılabilir. Önemli olan eşyayı fabrika malından ayırt edici özelliği olan ve onu el sanatı ürünü olarak nitelememizi sağlayan süslemenin bulunmasıdır. Bakırcılık mesleğinde çırak yetiştirmenin ayrı bir önemi vardır. Çırak, körük çevirmek ve çivi üretmekle işe başlar; ufak parçaları keser, yuvarlaklaştırır, çivi haline getirir. Arkasından taslak yapmak, bakır haşlamak gelir. Bakır haşlama, çıraklıkta, ustalıkta bakırı süsleme, şekillendirme anlamına gelir. Çırak bunları öğrenince kalfa olur ve ustalığa bir adım daha yaklaşır. Bu noktaya gelen kişi ustanın yanında çalışabileceği gibi kendine ayrı bir dükkân açabilecek yetkinliğe ulaşmış demektir. Kendi dükkânını açan kalfa ustasından tam olarak bağımsızlaşmış sayılmaz. Çünkü ona eşya yaptıracak ya da ondan satın alacak kişiler, kalfanın kimin yanında yetiştiğine dikkat eder ve ona ustasının kim olduğunu sorabilmektedirler. Böylece onun işin “ehli” olup olmadığı anlaşılır. Bakırcılık geleneğinde Cuma günü çalışma olmaz ve dükkânlar kapalı olurlar. Çünkü Cuma günü çalışmak uğursuzluk sayılır. Bakırcılık mesleğinde kalfalar ve ustalar arasında derin ve yaygın bir sevgi ve saygı geleneği vardır; sanat mensupları birbirini kollar ve birbirlerine her konuda yardımcı olmaktadırlar.
Yorum yapabilmek için Üye Olun veya Giriş yapın
Adınız :
Gidecek E-posta :
 
Adınız :
Rapor nedeni :